Türkiye’nin yaka şeridi ağız ağıza değişecek! 2100 yılında bizi neler bekliyor?

Türkiye’nin yaka şeridi 2100 yılında böyle mi olacak? İşte haritalar ve senaryolar…

GALERİNİN DEVAMI


<p>Küresel iklim krizine her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Yaşadığımız seller ve yangınlar ise bunu gösteren en büyük emareler ancak önümüzdeki 80 yıllık dönemde ülkemizin haritasının değişmesine yol açacak değişimler olabilir.</p>
<p>

</p>
<p> </p>
<p>
”/> <img src=

ABD’li âlim Wallace Broecker, 1975 yılında “global ısınma” terimini bir ilmî makalede ilk kez kullandığında haddinden fazla gelişmemiş tıpkısı müddet süresince dünyanın bu noktaya geleceğini kimse adisyon etmiyordu. Hoppadak 45 yılda işler “global istinas” noktasından “global iklim krizi” aşamasına ulaştı. Serencam tıpkı ayda ülkemizde yaşanan seller, yangınlar ve ardından ayrımsız misil daha gelen seller dahi krizin büyüklüğünü anlayabilmek amacıyla tam.

Arz kötüsü de tamam bu felaketlerin sorumlusu biziz, yani insanlar. Derhâl kalan nüfusumuzla, istihsal ve tüketim alışkanlıklarımızla dünyanın serian ısınmasına katkıda bulunuyoruz.

Dünyanın sayı farkı sıcaklığı arttıkça hava yuvarı, okyanuslar ve polar bölgelerinde haddinden fazla acul değişimler yaşanıyor. Bu değişimler dünyanın ciharıyek yanındaki çılgın albeni olaylarının sayısını ve sıklığını derhâl artırıyor.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 9 Ağustos günü yayımlanan Altıncı Istimara Raporu’nun ilk kısmında dahi bu sorunun altı sıklet çizgilerle çiziliyor. Dünyanın dört bir yanından 234 olgun insanının imzasını taşıyan raporda, sıcaklıklar değiştikçe Dünya’nın pekâlâ değiştiği ve bunun ati amacıyla hangi derk geldiği ifade ediliyor.

SICAKLIKLAR ARTACAK AMA BIR TANE SORUN MAALESEF BU DEĞİL

Raporda uzmanlar sera gazı emisyonlarında hızlı ve kapsamlı tıpkı sınırlamaya gidilmediği müddetçe önümüzdeki 20-30 yılda dünyadaki ısınmanın mesafe kasıt olan 1,5 santigrat derecenin üzerine çıkacağını, üste kritik eşik olan 2 santigrat derecenin bile aşılabileceğini net tıpkı biçimde ortaya koyuyor.

Rapora göre, şayet sıcaklık artışı 1,5 paye ile ilişkin kalırsa, sıcak dalgaları artacak hamam mevsimler elan ince, itici mevsimler ise daha güdük sürecek. 2 derecelik artışta ise hamam dalgaları hem tarımı hem bile eş sağlığını tehdit eder boyutlara erişecek.

Fakat mesele vakit kaybetmeden yalaz artışıyla mecbur değil. Gönen ve yağışsızlık dengeleri, rüzgarlar, kar yağışları ve buzul tabakaları, kenar kıyıları ve okyanusların tamamını kaba bire bir gelecek bekliyor.

Toptan abuhava krizi Kastamonu’da yaşanan sel felaketi kabil olayların sıklığını elan artıracak

DENİZ SEVİYELERİNDEKİ ITILA BERENARI KRİTİK

IPCC raporunda denizler ve okyanuslar konusuna özel ayrımsız antet ayrılmış. Bunun sonucunda birçok bölgede dokunaklı kuraklıklar yaşanırken, bunun karşısında haddinden fazla henüz yavaş yağışları ve başat baskınlarını görüyoruz.

— İklim değişikliği yağmur düzenlerini değiştiriyor. Erdemli enlemlerde yağışların artması olasıyken, subtropik bölgelerin geniş kesimlerinde yağışlar azalacak. Muson yağmurlarında bile bölgesine bakarak değişimler gözlenecek.

— Permafrostta erime artacak, sezonluk kar yağışları azalacak, buzullar ve buz örtüleri eriyecek, Kuzey Kutbu çevresinde yaz aylarında görülen deniz buzu azalmasında artış yaşanacak.

— Okyanuslarda sular ısınacak, ısıdam dalgaları elan kalın yaşanacak, hamız seviyeleri artarken oksijen seviyeleri düşecek. İnsan faaliyetleriyle uygun angajmanlı bu gelişmeler hem ana deniz ekosistemlerini hem da hayatları bu ekosistemlere merbut insanları etkileyecek. Bu değişimler arz beş altı bu yüzyılın sonuna kadar devam edecek.

— Deniz Boyu kıyılarındaki şehirlerdeki bahir seviyeleri 21’inci yüzyıl boyunca yükselmeye bitmeme edecek. Rakımı bağan yerlerde deniz taşkınlarını ve bahir erozyonlarını daha yoğun göreceğiz. Zamanında 100 senede tıpkı yaşanan begayet uçlardaki deniz seviyesi olayları çağ böylecene her yıl yaşanır arkaç gelecek.

— Kâh şehirler, artan sıcaklıklar, begayet yağış kaynaklı şehirler ve sahillerde yükselen deniz seviyeleri dolayısıyla yaşanamaz arkaç ati.

2050 İLE 2100 ARASINI BELİRLEMEK BİZİM ELİMİZDE

Bu sonuç iki konu Türkiye için çok makro sonuçlar taşıyor. IPCC raporunun yazarlarından klimatolog Robert Kopp, The Conversation’a yaptığı açıklamada, geçtiğimiz 10 yılda global ortalama deniz seviyelerinin değme sene 4 milim (toplanmış 4 santim) arttığını belirterek, “Bu ayırt, iki faktöre merbut yerine daha dahi açılacak: Birincisi kutuplardaki ve yara buzullarındaki buzların erimesi, ikincisi bile okyanustaki suyun hacminin ısındıkça artması” diye konuştu.

Bugünden bakıldığında yükselişin en birkaç 2050 yılına büyüklüğünde bitmeme etmesinin güvence olduğunu birlikte sözlerine ekleyen Kopp, “Uluslar karbon emisyonlarını ne büyüklüğünde düşürürlerse düşürsünler, dünya bu yüzyılın ortasında 15 ila 30 santimetrelik aynı küresel sayı farkı deniz seviyesi yükselişiyle yüz yüze kalacak” ifadelerini kullandı.

Fakat 2050’den itibaren deniz seviyesi projeksiyonları ile ülkeleri karbon tart miktarları arasında çokça mümasil bir alım satım bulunuyor. Eğer sera gazı emisyonları şu anki miktarında bitmeme ederse, 2100 yılı itibariyle dünyada ısınma 3-4 dereceyi bulacak. Bu bile bahir suyu seviyesinin 70 santimetre yükselmesi anlamına geliyor.

Paris Anlaşması’yla belirlenen ve yukarıda üstelik altını çizdiğimiz ciddi eşik olan 2 derecelik çoğalma ise 2100 yılına geldiğimizde bahir seviyelerinde 50 santimetrelik bire bir yükseliş söylemek. Kopp, limon bahçesi gazı emisyonunun en son seviyede olduğu senaryoda ise asır böylece deniz seviyesindeki yükselişlerin 2 metreyi bulabileceğini belirtti.Yükselen deniz seviyeleriyle dünyadaki bir nice şehir sular altında kalacak

DENİZ 1 METRE YÜKSELİRSE, SULAR 100 METRE İÇERİ GİRİYOR

Olur deniz seviyesi 2 metre yükselince ne olacak? IPCC’nin raporunu geçtiğimiz günlerde Demirören Malumat Ajansı için değerlendiren Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Güllabi, bu rakamların zihnimizde elan ongun canlanması amacıyla bazen örnekler vermişti.

Prof. Dr. Güllabi’ın belirttiğine göre, deniz seviyesinin 1 metre yükselmesi, denizin 100 metre gönül girmesi anlamına geliyor. Yani kıyıdan itibaren 100 metre içerideki alanların tamamı sular altında kalma riski yaşıyor.

Bu sorunu köstek olmak amacıyla denize kıyısı olan yerlerde evlerin önüne duvarlar çekilmesi gerekecek, sülale matlup eşhas bahir kenarları adına tepeleri yeğlemek zorunda kalacak, belediyeler yapacakları metroların çıkışlarının ağzını denize değil karaya doğru dayamak zorunda kalacak. Hep bunların sonucunda ılımlı-tafsilatlı vadede dünyanın haritasının değiştiğine şahit olacağız.

İZMİR VE İSTANBUL’UN SAHİL ŞERİTLERİ SULAR ALTINDA KALACAK

Biz bile hep bu tembihler ışığında, toptan istinas senaryolarının ülkemizi elbet etkileyeceğini araştırdık.

Türkiye’nin kıyıları elbette bir değiş geçirecek? Risk arz haddinden fazla hangi şehirlerimizde? Climate Central’ın Surging Seas (Yükselen Denizler) haritası yekpare olarak bu sorulara karşılık isnat etmek için müstahzar. Özellikle İzmir’in haddinden fazla büyük benzeri kısmı sular altında kalacak. İstanbul’un de özellikle cenup ilçelerindeki denize mail yerleşim yerleri riziko altında görünüyor.

Ayrımsız şekilde, Marmara’nın Bursa, Balıkesir, Yalova, Çanakkale üzere birçok ilinde bile rakımı bağan bölgeler su altında kalma riskiyle karşı karşıya.Marmara kıyıları

EN VERİMLİ TARIM ARAZİLERİMİZİ DENİZ SULARI BASACAK

Haritada yer beş altı bu kadar ihtimal dahi henüz ürkütücü benzeri tafsilat var. Görünüşe göre 2100 yılına geldiğimizde Türkiye’nin bildirme bereketli ekincilik arazilerinin yüce ayrımsız kısmı bahir suyu baskınlarıyla kullanılamaz ayla ati. Özellikle kıyılardaki delta ovalarının neredeyse topu topu sular altında kalacak.Çukurova

Trakya’birlikte Ergene; Cenup Marmara’da Biga, Nem, Karacabey; Ege’dahi Gediz ve Büyük Menderes; Akdeniz’de Finike, Antalya, Silifke ovaları ile Çukurova; Karadeniz’bile de Bafra ve Çarşamba ovaları, 80 yıl içinde ekincilik yapılamaz ağıl ati.

Buna benzeri dahi artan kuraklıkları ve yağmur düzenindeki değişimleri karışma ettiğimizde, önümüzdeki yüzyılda ekincilik sektörünü az çok ağırlık zamanların beklediğini göstermek hatalı imkânsız.

CINS: HÜRRİYET

.

Hakkımızda gündemhaber

Check Also

Bilcümle acun korkuyla bakir krizi beklerken Türkiye erkenden harekete geçti

Bilcümle acun korkuyla bakir krizi beklerken Türkiye erkenden harekete geçti

Tarnet tarımda kullanılmamış teknolojiler geliştirerek tarımda verimi ve yeterliliği eğin düzeye çıkarmayı hedefliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir