Sonuç an haberi: Cumhur Reisi Erdoğan Kanal7-Mevki TV kuma yayınında

Sonuç an haberi: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal7-Mutluluk TV ekranlarında Rüya Seloni ve Taha Dağlı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Muharrem ayının ve Alaca Aş Günü’nün Türk milleti ve yekpare İslam alemi için hayırlara açacak olmasını dileyen Erdoğan, “Şehitlerin efendisi, Peygamberimizin torunu Hazreti Hüseyin efendimiz ve bilcümle Kerbela şehitlerini rahmetle eloğlu ediyorum. Aramızdaki kardeşliği pekiştirmesini, karışıklık ve bitik odaklarına vesile vermemesini Cenab-ı Cenabıhak’tan niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Bugünkü Afganistan tablosu sürpriz mi? Taliban’ın bu kadar çabuk Kabil’e girmesini bekliyor muydunuz?” sorusu konusunda, gâh ülkelerin Afganistan’a benzeri Suriye’dahi yaptıkları kabil çabucak yıldırı ve göç zaviyesinden baktıklarını, “terör ve barhana bize gelmezse sorun bulunmayan” dediklerini söyledi.

Meğer terörü dahi toprak kayması da var edenin on yıllardır izlenen yanlış politikalar olduğunu anlatım fail Erdoğan, bu yanlış politikalarla yüzleşmeden sulh ve istikrara katkıda bulunmanın cins olmadığını belirtti.

Afganistan’ı, Türkiye üzere canlı tarihi beşeri kültürel bağların olduğu tıpkısı mevki olarak niteleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Afgan halkının İstiklal Savaşı’mızda verdiği maddi manevi desteği unutmamız mümkün değildir. Ülkelerimiz arasında 1 Mart 1921’da imzalanan İttifak Anlaşması’nda ‘iki ülkenin kaderi ve saadeti birbirinindir’ ifadesi var. Aramızda hakeza bire bir yakınlaşma, böyle aynı ilgi var. Yönetimde kim olursa olsun ongun ve dağ gününde Afganistan’ın yanında düz ahzetmek hem ahde vefanın hem dahi kardeşliğimizin gereğidir. İlgili kurumlarımız tıpkı süredir zaten Taliban ile bağlantı halindeydiler. Biz da ülkenin geleceğini bahsetmek amacıyla Taliban yöneticilerini kabul edebileceğimizi elan önceki da tabir etmiştik. Bu tavrımızı zaman dahi sahabet ediyoruz. Afgan halkının huzuru, bu ülkede hayat dolu Türk soydaşlarımızın selameti ve ülkemizin çıkarlarının korunması noktasında değme cins aksiyon birliğine hazırız. Taliban yöneticilerinin yaptığı ılımlı ve mutedil açıklamaları memnuniyetle karşılıyoruz. Şunu çokça bariz net anlatım etmemiz gerekir. Özellikle Taliban’ın Türkiye’ye yaklaşımı köşeli değildir. Henüz dikkatlidir ve bizimle olan ilişkilere yaklaşımı aut siyaset açısından çokça henüz hassastır. Irade ediyorum ki bundan sonra de gine ayrımsız duygunluk devam edecektir. Çünkü birçok yerde yapılan toplantılarda bu hassasiyeti görüyoruz.”

– “MASLAHAT, ÖNCELİKLE AFGAN MAKAMLARIYLA BİR ANLAYIŞ BİRLİĞİNE VARMAKTIR”

Erdoğan, “Taliban sözcüsü bire bir taraftan Türkiye’nin Afganistan’ın dostu olduğunu söyledi ancak bir taraftan dahi Afganistan’de hiçbir ecnebi okkalı olmasını istemediklerini söyledi. Bu iki açıklamayı çelişki ortamında buluyor musunuz?” sorusu üzerine, tıpkı NATO ülkesi yerine, NATO’nun Afganistan’daki Kararlı Bindi Misyonu’nda yer alarak bu ülkenin istikrarı amacıyla ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini anımsattı.

Afganistan’ın çok elan okumuş yarınlara ulaşması amacıyla bindi verdiklerini belirten Erdoğan, Hamid Karzai Havalimanı’nın güvenliğine ulama sunmanın beraberinde resmi ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla ülkenin ayağa kalkması için çaba harcadıklarını rapor etti.

Afganistan’a güç yatırımlar ve harcamalar yaptıklarını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

“Bibi yapıyoruz ve artık de yapacağımızın bazı alametleri birlikte ortada. Bizim orada şu anda iş adamlarımız var. Onlar orada bulunmakla envestisman sürecini devam ettiriyor. Afganistan’daki askerlerimiz tek devir muharip tıpkı kilolu kendisine fariza yapmadı, bunun altını çiziyorum. Nedeniyle da biz askerlerimizi orada asla yabancı bir güç namına görmedik, kullanmadık. Amerika’nın çekilmesi sonrasında amacımız havalimanının emniyetini temin ederek bu ülkenin güvenliğine yardım sağlamaktı. Bu niyetimiz halen bakidir. Türkiye’nin Afganistan’daki askeri varlığı yeni yönetimin üstelik arsıulusal alanda elini güçlendirecek ve işini üstelik kolaylaştıracaktır. Iş, öncelikle Afgan makamlarıyla tıpkı ufuk birliğine varmaktır. Değişik seçenekler üzerinde konuşabiliriz. Örneğin Libya’daki üzere düet tıpkısı anlaşmayla üstelik bunu çözebiliriz. Bu Taliban benzer, elan geçmiş kadar kâin dalavere olanaklı. Bunların hepsiyle bizim dostluğumuz, arkadaşlığımız var. Bunun içerisinde Abdullah Abdullah bakidir, ayrımsız şekilde şu anda ülkesinden kural dışı olan başbuğ yeniden bunlardan bir tanesidir. Dolayısıyla tek zaman kopmadık, kopmayız. Söz Gelişi Burhaneddin Rabbani’nin oğlu kabilinden. Bunlarla görüşmeler hep bitmeme etti, ediyor.”

Erdoğan, Taliban’ın mevki yönetimini ele almasından ilk Türkiye’nin, Afganistan ile ait farklı ülkelerle yaptığı görüşmelerde muhtemelen tıpkısı gelişme kaydettiğini vurguladı.

Türkiye’nin sunduğu şartların oylumlu benzeri bölümünün de muhataplar tarafından kabullenilmeye başladığını dile getiren Erdoğan, “Taliban’ın ülkede kontrolü sağlamasıyla önümüze eskimemiş ayrımsız tabela daha çok. Sahada oluşan bu bakir gerçeklere bakarak planlarımızı yapıyor, görüşmelerimizi bile ona bakarak sürdürüyoruz. Şu anda örneğin Doha’de tıpkı süreç var, bu süreci de yakından takip ediyoruz. Sürecin içerisinde olanlarla de irtibatlarımızı devam ettiriyoruz.” diye niteleyerek konuştu.

– MERKEL VE PUTİN İLE GÖRÜŞECEK

Reisicumhur Erdoğan, “Almanya ve Rusya ile Afganistan’a ait telefon diplomasisi yürütüyor musunuz? Bugün Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ve Bir Fellah Emirlikleri Millî Düzenlilik Danışmanı Şeyh Tahnoun Bin Zayed Hıyanet Nahyan’ı akseptans ettiniz.” sözleri üzerine, bu hafta diplomatlık trafiğinin çokça okkalı olduğunu söyledi.

“Bu hafta sonuna kadar Merkel ile hafta böylecene Sayın Putin ile görüşmemiz söz konusu.” diyen Erdoğan, Avrupa’dan birçok ülkenin lideriyle görüşmelerin bahis konusu olduğunu aktardı.

Bugün Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’i kabulünün henüz başlangıçta belirlenen bir randevu olduğunu ancak ziyaretin Etiyopya ile diplomatik ilişkilerin 125. sene dönümünde gerçekleşmesi hasebiyle ayrı tıpkısı ehemmiyet taşıdığını bildiren Erdoğan, “Etiyopya ile hele doğru, tarihi ve siyasal tıpkı geçmişe sahibiz. beraberce ve heyetler arası toplantılarımızda bu ilişkilerimizi bütün alanlarda güçlendirecek adımları ele aldık. Lüzum nefer icap yüzölçümü itibarıyla adete Afrika’nın en yetişkin ülkelerinden bir tanesi. Lehçe ve arsıulusal konularda artağan düşünüm teatisinde bulunduk.” dedi.

– BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ İLE İLİŞKİLER

Erdoğan, Nahyan ile bile Müttehit Zenci Emirlikleri’nin (BAE) Türkiye’ye yatırımları üstüne pahal bire bir musahabe gerçekleştirdiğini söyledi.

Görüşmede hangi alanlarda hangi gibi yatırımların yapılabileceğini ele aldıklarını aktaran Erdoğan, görüşmeye Sağlık Fonu Başkanvekili ve Envestisman Ofisi Başkanını dahi nida ettiğini belirtti. Erdoğan, görüşmede yatırımlar üzerine sefer haritası konusunun ele alındığını söyledi.

Erdoğan, “BAE üstelik buna bakarak adımlarını atmış olsun dedik. Kendileri dahi yanlarında elhak bu konularda mesul olan arkadaşları da getirdiler. Kat haritası üzerinde adımları kimler şüphesiz atacak belirledik. Çok ağır sıklet tıpkısı yatırım hedefleri, envestisman planları var. İnanıyorum kim çok gelişmemiş zamanda Mürekkep Gündüz Feneri Emirlikleri ülkemizde vahim yatırımlara girecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Reisicumhur Erdoğan, “BAE’den gerçekleşen bu mülakat, iki mutluluk arasındaki buzların eridiği anlamına mı geliyor?” sorusu üstüne, şunları kaydetti:

“Devletler beyninde bu kabil gidiş gelişler, baş aşağı çıkışlar cins ve olmuştur da. Burada dahi analog ara sıra ahval oldu. Şu an itibarıyla kestirmece beş altı aydır bizim istihbarat örgütümüz ilkin gelmek üzere Abu Dabi yönetimiyle bazen görüşmeler yaparak bu görüşmelerle muhtemelen bire bir yere mevrut bulunuyoruz. Bundan sonraki süreçte üstelik Muhammed Bin Zayed ile bile bazen görüşmeleri etme durumlarımız olacaktır, inşallah olacaktır diye niteleyerek düşünüyorum bugünkü görüşmeden bilahare. Bu görüşmelerle bölgedeki kâh sıkıntıları aynı kültürün, benzeri inancın mensupları kendisine inşallah gidermiş oluruz. Çünkü biz bölgenin temel aktörlerinin birbirleriyle aracısız konuşmasını, istişare etmesini, özlük sorunlarını alay malay çözmelerini önemsiyoruz. Ego da bu konuda çokça hassasım.”
“Afganistan’daki vatandaşların durumu, herhangi bir mağduriyetin bahis konusu olup olmadığı ve tahliyelerin bitmeme edip etmeyeceği” sorusuna Reisicumhur Erdoğan, “Afganistan’daki vatandaşlarımızın güvenliği ve huzurunu seçmek, bizim bu süreçte ayrımsız numaralı önceliğimiz. Afganistan’daki vatandaşlarımızı hususi tayyare seferleri ile boşaltma işlemlerimizi sürdürüyoruz. Biliyorsunuz havalimanının iki boyutu var, tıpkısı sivil, tıpkı bile askeri. Biz bu çalışmayı bundan sonra askeri hava meydanı üzerinden yapıyoruz. Kuma bir tane pisti var, bu pist kullanılıyor.” yanıtını verdi.

Türk vatandaşlarına yönelik çalışmaları eş güdümlü gitmek üzere Dışişleri Bakanlığı bünyesinde 7/24 esasına bakarak hareketlilik gösteren Afganistan Eş Güdüm Bindi Merkezi oluşturduklarını belirten Erdoğan, “Afganistan’daki vatandaşlarımıza Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk Davet Merkezinin imkanlarından nüfuz etmek suretiyle sıra tıpkı şekilde ulaştık.” dedi. Bugün tekrar askeri uçağımızla 201 vatandaşımızı İslamabad’a götürdük. Oradan da Türk Hava Yollarıyla ülkemize gelmelerini sağladık. Şu an bakımından 552 kişiyi boşaltma etmiş durumdayız.

Karzai Arsıulusal Havalimanı’na işletme ve güvenlik sorumluluğunun tırı vırı el altında bizde olmasının avantajlarından dahi bildirme ferah şekilde yararlanıyoruz. Bu tahliyeyi, havalimanındaki alışılmadık şartlarda bazen vatandaşlarımızı, havalimanının anarşi içindeki sivil alanından askerlerimizin kontrolü altındaki askeri alana koymak suretiyle şu esas büyüklüğünde başardık. Irade ediyoruz ki bundan sonra tıpkı şekilde bu devam etsin.”

– “DÜZENSİZ GÖÇLE SAVAŞIM NOKTASINDA CIDDI BİR ÇABA HARCIYORUZ”

Türkiye sınırlarındaki serencam duruma ilişkin soruya Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Ağır Aksak göçle mücadele noktasında, bu etkinliğin artırılması amacıyla pahal tıpkısı çabalama harcıyoruz. Sınır güvenliğimizi tahkim etmek üzere değişik önlemleri devreye aldık. İran sınırımızda 4 ilimiz var, Balkı, Hakkari, Iğdır ve Van. Bu sınırımızın tümü duvarla örülecek. Dert ve Iğdır sınırındaki zar çalışmalarını tamamladık, o bitti, Hakkari’dahi dahi yarısına geldik. Van’bile de zar çalışmalarımız ciddi şekilde sürüyor. Şu zaman itibarıyla 157 kilometresi tamamlandı, bunun tamamını bitireceğiz. Kalan cızık boyunca güvenlik duvarı yapım çalışmaları devam edecek.”

Sınırdaki çalışmaların çabucak ağır aksak kafile girişlerinin olmaması için değil teröre alın da yapıldığını aktaran Erdoğan, bu duvarları oluşturan 3 metre yüksekliğindeki beton blokların üstünde antrparantez 1 metre bile dikenli tel bulunduğunu söyledi.

Tamamlanan cidar uzunluğunun bundan sonra birlikte çokça hızlı tıpkı şekilde artacağını belirten Reisicumhur Erdoğan, şunları bildirdi:

“Ayrıca bunları termal kameralarla bile takip ediyoruz. Bu sınırın 109 kilometrelik kısmı şu anda tenvir sistemiyle üstelik donatılmış durumda. 79 kilometre süresince yerleştirdiğimiz bu kameralarla ve dedektör sistemlerle kesintili barhana hareketlerini sonsuz izleyip takkadak engelleme ediyoruz. Gün Doğusu sınırımızda elektro-gözlükçü kuleler ve haberleşme kuleleri yapıyoruz. Bunların bile yüzde 90’ı eksiksiz vaziyette. Bu kuleler 740 kilometrelik bir alanda entegre eksen yönetiminde kilit cila oynayacak. Bunlar bayağı dikiz kuleleri değil serencam aşama ati teknolojik donanıma ehil olan kulelerdir. Karaca erkete radarı, termal azrail, tarih alıcı sistemi, GPS alıcısı, lazer küşayiş ölçer, sayısal manyetik betik kabilinden sistemleri birlikte bünyesinde barındırıyor.”

– “DOĞRUCA KONUŞUN, BUNU İSPATLA BEN MÜKELLEF DEĞİLİM SEN MÜKELLEFSİN”

“CHP Genel Başkanı Eksiksizlik Kılıçdaroğlu’nun serencam günlerde, Erdoğan’ın NATO toplantısı çerçevesinde KÖLE Başkanı Biden ile yaptığı görüşmede 1 milyon göçmeni kabul edeceği yönünde Biden’a saraka verdiği” iddiası sorulan Erdoğan, şunları söyledi:

“Önceki aynı şeyi haddinden fazla yalınlık, istekle konuşmam lazım. Hukukta tıpkısı pedal vardır, ‘müddei iddiasını ispatla mükelleftir’ Bu eş bunu nereden gördü, kim namına bunu sufle etti? Bu insan namussuz, bu adamın bugüne büyüklüğünde akıllıca benzeri sözü var mı, yok. Olmayan tıpkısı şeyin iddiasını veyahut bile onu gözetmek, göstermek… Söyledikleri bir tane özdek var ‘Orada Dışişleri yetkilisi yoktu.’ Hangi demek Dışişleri yetkilisi yoktu? İlla Dışişleri yetkilisinin olması mı geçişsiz? Ben var mıyım orada, Dışişleri kime sınırlanmış, bana ilişkin. Ego kiminle konuşuyorum, Amerika’nın Başkanıyla konuşuyorum.

İşleri güçleri, kafayı takmışlar tercümanımıza. Yatıyorlar kalkıyorlar, ‘Orada vakit kaybetmeden çevirici vardı’ diyorlar. Başınıza tercümanım büyüklüğünde taş düşsün. Harbi konuşun, bunu ispatla ben mükellef değilim sen mükellefsin. Şayet çıngı kadar hususiyet bilgin varsa, mademki kim hakeza bire bir iddian var, bunu ispatlaman geçişsiz. İspatla, kanıtlama edemiyorsan o zaman kusur dile. Amma bunlarda o karakter bulunmayan. Kalkıp işleri, güçleri ‘Acaba Türkiye’nin uluslararası diplomasi ile yaptığı bu görüşmelerde ülkeyi pekâlâ hasis düşüreceğiz.’ İşte bu nev müzahrefat üzerinden ülkemizi, bu ülkenin Cumhurbaşkanını itham etmek ahlaksızlığın daniskasıdır ve bunlar birlikte ahlaksızdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan sel bölgesinde! Dikkat çeken kareler...Reisicumhur Erdoğan başat bölgesinde! Özen calip kareler…

– “YEĞIN BÖLGESİNDE DURUMU YERİNDEN İNCELEDİK”

Türkiye’nin sel ve yangınlarla mücadelesinde gelinen sonuç duruma ait soruya Erdoğan, selin önce Artvin ve Rize’birlikte başladığını anımsatarak, “Artvin-Rize’da baskın afeti başlayınca müstacelen ertesi periyot bölgeye gittim. Daha sonradan oradan Artvin’in Arhavi ilçesine geçtik. Bittabi o ilçede da durumları durumunda benzeri inceledik.” dedi.

Artvin ve Rize’üstelik metrekareye düşen yağış miktarının üstelik bir tane başına yaşanan afetin sebebini ve büyüklüğünü göstermeye tam olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Batıda birlikte elbette Bartın, Sinop ve Kastamonu’daki ateş, Maşrık Karadeniz’e bakarak daha nazik bire bir od. Yani orada 2,5 gündeki yağış miktarı, ülkemizin değişik bazen yerlerindeki almanak toplanmış yağışın beş altı katına ulaştı. Selin yaşandığı bölgelerdeki yağış miktarını eski dönemlerle karşılaştırdığımızda birlikte can alıcı bir resim ile karşılaşıyoruz. Bunlar adi farklı bir od özelliği taşıyor. Söz Gelişi Kastamonu Bozkurt’a merbut Mamatlar köyünde metrekareye sakıt almanak averaj yağış miktarı 773 kilogram iken vakit kaybetmeden 10-12 Ağustos’ta 420 kilo yağmur düştü.

Bozkurt’un yıllık ortalama yağmur miktarı 918 kilogram yani Bozkurt’ta bire bir yılda tanıdık yağmurun yarısı hemen 63 saatte oraya düştü. Bartın Ulus’a kapalı Ceyüpler köyünde metrekareye yılda sayı farkı 488 kilo yağış düşerken bunun üçte ikisi miktarına balya gelen 319 kilogram yağmur hoppadak 48 saatte yağdı. Sinop Ayancık’ta ise ağustos ayında metrekareye sakıt yağmur miktarı ortalama 55 kilogram iken bunun 6 tiran yağmur yemeden içmeden 2 günde görüldü.”

– “ARAMA-ISTIRDAT ÇALIŞMALARINI YERİNDE VE KOORDİNELİ BİR ŞEKİLDE YÖNETTİK”

Sele illet olan yağışların elan evvel yepyeni yoğunlukta olduğunun bu verilerden anlaşılacağını dile getiren Erdoğan, “Hâkim dolayısıyla Kastamonu’birlikte 62, Sinop’ta 15 ve Bartın’birlikte 1 olmak üzere 78 fert kaybımız oldu. Tabii bunu Maşrık Karadeniz’dahi alay malay ele aldığımızda 100’ü aşan fert kaybımız var. Hayatını kaybeden vatandaşlarıma Tanrı’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza da gine aynı şekilde Rabb’imden şifalar diliyorum.” dedi.

Kıran bölgesinde maddesel kayıpları yer bodur zamanda telafi etme, ciddi, imkan ve kabiliyetine eş aynı devletin olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bununla ilişkin adına ilk andan itibaren bakanlarımızla, milletvekillerimizle ve tam kurumlarımızla bölgedeydik. Tahliye ve kontrol-istirdat çalışmalarını yerinde ve koordineli benzeri şekilde yönettik. Demin 1 çevrim izinle cümle nazır arkadaşlarım ki 6’sı bölgedeydiler. Yarın Bakanlar Kurulu Toplantısı için Ankara’ya gelecekler, ondan sonraları gene bölgeye gidecekler.” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz günlerde Kastamonu’ya giderek Sinop ve Kastamonu’birlikte hesaplı çalışmaları strateji ettiklerini hatırlatan Erdoğan, “Şu anda halihazırda dominant bölgesinde 10.000’den fazla personel, 22 helikopter, binin üstünde anahtar, binin üzerinde gelişim makinesi, 42 bot, tıpkısı insansız albeni ara bulucu, aynı Kurnaz İnsanlı Keşif Aracı, tıpkısı deniz boyu düzenlilik korveti, 4 yaka güvenlik botu, 18 itfaiye, 83 ambulansla çalışmalar yürütüldü.” dedi.

Antrparantez su tahliyesinden enerjiye, eşya-içecek desteğinden haberleşmeye kadar herhangi bir konuda gerekseme duyulan çevirici-gerecin bölgeye gönderildiğini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmelerle bulundu:

“Helikopter ve kıyı güvenlik botlarının kırıcı adına kullanıldığı çalışmalarla toplanmış 2 bin 400’den çok vatandaşımız tahliye edildi. Yağız ulaşımının kesik olduğu yerlerde helikopterler ile gerçekleştirilen tahliye operasyonlarının başarısı, sahip olduğumuz imkanların büyüklüğünü göstermesi bakımından anlamlıdır. Kıyamet bölgesinin tamamında altyapının yeniden ayağa kaldırılması konusunda ilgilendiren kurumlarımız okunabilen çalışıyor. Baskin dolayısıyla yolları kapanan köylerimize da Türkiye’bile ilk defa alarga jeneratör naklederek elektriği verdik, elektriksiz köy bırakmadık.

Ivedili ihtiyaçların karşılanması için şimdiye kadar bölgeye 73 milyon liralık karşılık gönderildi. Selden etkilenen yerleri, Umumi Hayata Müessiriyet Kıran Bölgesi zar ederek mükelleflerimizin rüşvet ödemelerini, Sosyal Asayiş Kurumu prim ödemelerini, esnaf kredileri ödemelerini erteledik. KOSGEB müstacel destek paketi kabil destek programlarımızı bu arada hayata geçirdik. Vatandaşlarımızın yük zararlarını karşılayacağız, evleri yıkılanlara eskimemiş konutlar yapacağız, hisse senedi yeri ve açar zararlarının karşılanması amacıyla bindi olacağız.”

Milli Savunma Bakanlığının, sel bölgesine ufki kaydırmalı köprü tankı gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, “Bütün bunların yanı sıra özen ettiyseniz Milli Defans Bakanlığımız, Türk Silahlı Kuvvetleri kaydırma köprü sistemini buraya getirerek, ırmaklar üstüne bunlar kuruldu. uzaktan geçişleri terfih etmek üzere öyle zannediyorum kim bunlar cenk bir zamanlar daha çok görülür, ilk defa bu zümre tıpkı afette bu uygulamayı yaptık ve bununla dahi orada bati sıkıntıları aşmış olduk.” dedi.
Selden etkilenen bölgelerde etkin Yağız Kuvvetleri Komutanlığı ve bitirmiş ekipleri ile çatılarda artan vatandaşları kurtararak, tehlikesiz bölgeye nakledenlere teşekkürname eden Erdoğan, bu soy örnekleri dünyada de görmenin olabilir olmadığını söyledi.

Erdoğan, “Daha esbak afetlerde ve salgınla uğraş sürecinde olduğu üzere sellerde de birliğin, beraberliğin, dayanışmanın en güzel örneklerini sergileyen vatandaşlarıma aynı posta elan teşekkür ediyorum.” dedi.

Cumhur Reisi Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz hangi ahit tıpkısı ve bu arada olacağız? Ne şartlarda bire bir ve beraber olacağız? Herhangi Bir antlaşma cızıktırmak için tıpkısı şeyler mi hatırlamak geçişsiz, tıpkısı şeyler mi ifham etmek geçişsiz? Yani yapılması gerektiği halde yapılmayan ayrımsız özdek mi vardı üstelik bu asıl müsvedde kampanyasını sürdürüyorlar. Muhalefetin bu müsvedde dili bu ülkede hangi zaman acep bulunmayan olacak? Alelade bunlar çokça dokunaklı. Onlar bunu yapsa birlikte yapmasa de tığ görevimizi yaptık, yapmaya devam ediyoruz ve edeceğiz.

Şimdi alelacele işte Gün Doğusu Karadeniz’den tutun, Antalya, Muğla bütün bu bölgelerde yanan konutların inşası başladı, onları yapıyoruz. Demin Bartın, Sinop, Kastamonu buralarda dahi esasen yıkılan eksiksiz binaların tezelden inşasına başlayacağız. Tenkit başladı. Ne diyorlar? ‘AFAD’a para mı verecekmişiz?’ ‘Bize hangi evet büyüklük kendisi versin.’ Sen cebren AFAD’a mülk verecek değilsin. AFAD, bu ülkede bu soy afetler üzere kurulmuş olan ayrımsız kuruluştur. Senden kimesne gelip gırtlağını sıkarak dünyalık istemiyor. Buraya hayırda gezmek talip olursa verir, yatmak istemeyen birlikte vermez. Sen dahi hayırda olmak istemeyenlerden olursun. Ita amma verenler olursa bunların birlikte önünü akçakesme.”

– “181 MİLYON LİRA BAĞIŞTA BULUNAN OLDU”

AFAD’ın resmi hesapları üzerinden vatandaşların bağışlarını yaptığını nâkil Erdoğan, “Bugün itibarıyla söylüyorum, 181 milyon teklik bağışta bulunan oldu. Yarın, bundan sonraki günlerde ihtimal elan birlikte artacak.” dedi.

Resmi hesaplardan arkalama kampanyası düzenlenmemesi halinde ayrımlı tezgahların dönebileceğine dikkati çeken Erdoğan, “Bak işte geldi, buradan cali hesaplar, bilmem şunlar, bunlar falan. Tığ bunlara vesile çevirmek istemiyoruz. Erte kabine toplantımız var ve kabine üyelerimiz birlikte yarın bağışında bulunacaklar. Baş Başa hangi yapabiliyorsak bu şekilde, bu destekleri vereceğiz ve adımlarımızı birlikte buna göre atacağız.” ifadelerini kullandı.

Kendisini bir çokça hayır severin aradığını ve “Başkanım ne yapabilirim?” diyerek sorduğunu aktaran Erdoğan, “AFAD’ın hesabı var, AFAD’ın yerine ne yapacaksanız, nakdi noktada oraya yapın. Yapmamız gereken bu.” diye niteleyerek konuştu.

– “ÖZ YATAĞINA EV YAPILMAMALI”

Yapılaşma tartışmaları anımsatılarak, “Dere yatağındaki yapılar haddinden fazla dikkati çekiyor ve onların adına adalet sahiplerine elan emin yerlere ocak yapılması gibi mü?” sorusu konusunda Erdoğan, öz yatağına ev yapımını şehremaneti başkanlığı döneminden beri onaylamadığını anlatım etti.

Öz yataklarına göz yapılmamasını ve amudi mimariye cevaz edilmemesini gelişigüzel ant söylediğini aktaran Erdoğan, “Bunları söylerken ülkede değil dünyada yaşanan tecrübelerden hareketle söyledik.” dedi.

Karadenizli olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Rize’da eskiden ağaçlar vardı, vaktiyle bu zer ağaçları kestiler, bunların namına çay diktiler. Öz dikmekle kalmadılar, çaya basma verirken nitrojen ağırlıklı tezek verdiler. Azot ağırlıklı olan bu gübre hangi yapıyor? Toprağı yakıyor, eritiyor ve yakıp eritmesi ile bu arada birlikte yağmurla buluşunca adeta bir lapa haline geliyor ve akıp gidiyor. Demincek bunların hepsini bu olaylarda de gördük. Demin bunları müteaddit defalar yaşadığımız halde kimesne dinlemiyor, gine bildiğini okuyor. Gayrı yerlerde de uzanım aynı. Söz Gelişi yani Antalya Manavgat, Muğla, buralarda yaşanan olaylara dahi baktığımızda buralarda bile aynısı değil ama buna analog olayları yaşadık. Elbette oralarda de anca yerlere binalar yapılmış ki yani bu binalar anbean bire bir gözdağı altında. Deminden bizim attığımız adımlarla benzer olduğunca bu binaları alelacele yapacak, mesnet +1, dayanç +2 kadar inşallah binalarla buralardaki dirim koşullarını henüz ongun şartlara taşıyalım istiyoruz. Tezelden da Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız şu anda çalışmaları başlatmış vaziyette.”

Erdoğan, hayvancılıkla uğraşan vatandaşların düşüncelerine özen ederek, ahırların birlikte inşa edileceğini aktardı.

Arıcılıkla uğraşan vatandaşların mağduriyetlerinin de gidereceğini tamlayan Erdoğan, “Arıcılık noktasında bile öz kovanlarından tutunuz, ‘Bu yakınlarda nereye bunlar yerleştirilebilir? Bunun kovanlarını üstelik birden gerçekleştirme edelim’ dedik. Bu çalışmaları birlikte yürütüyoruz.” bilgisini verdi.

Erdoğan, bölgedeki enerji, su sıkıntılarını üstelik çarçabuk buyurmak amacıyla çalışmaların yapıldığını bile aktardı.

– “DERAKAP BU İŞİ BİTİRECEĞİZ, BEKLEMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ NAMEVCUT”

Bartın, Sinop, Kastamonu’bile çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Erdoğan, “Moloz, çamur tahammül çalışmalarının tamamlanmasıyla alay malay riskli bölgelerin boşaltılmasını bile inşallah sağlayacağız. Riskli yerlerde yıkılmış ve hasar görmüş yapıları inşallah daha emniyetli yerlerde yeniden mensur edeceğiz. Adımları çabuk atarak serian dahi bu işi bitireceğiz zira çok bu noktada beklemeye tahammülümüz namevcut.” dedi.

“Türkiye, yerel ve milli adına abuhava değişikliğiyle ilgilendiren toptan siyaset sergileyecek mi? Afet Bakanlığı kadar aynı bakanlık gündeme dirimlik mi?” sorusu üzerine ise Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“İlla ‘değme madde vekâlet olursa çözülür’ diye niteleyerek bire bir madde yok. AFAD bunlardan tıpkı tanesi, bunu gideriyor. Dolayısıyla de hakeza tıpkı husus olduğu devir doğrusu AFAD ne yapıyor? Devreye giriyor. Biz kainatta, tabiatta ilahi aynı yük olduğuna inanırız. Bu angarya ne kadar fesih edilirse saf felaketlerin yıkıcılığı de o etap artar ve artacaktır. Zira tabiat kendine başkaldırma akseptans etmez. Bizde biliyorsunuz ayrımsız bayram vardır, ‘Öz yatağında akar.’ Siz eğer bu yatağı ne kadar değiştirmeye kalkarsanız aha o yatak sizden intikamını eninde böylece alır. Değiştirmeyeceksin. Deminden Kastamonu’de bunu gördük, dere yatağı ile oynamışlar. Rize’da ayrımsız şeyi gördük. İşte tabiat için aynı yağmur olan baran bozulan denge ile nâr haline dönüşebiliyor. Gelgel olaylarının birlikte daha anif yaşanması ve tıpkı bölgede susuzluk değişik bölgede ötede yağış görülmesi kabil durumların sebebi elbette abuhava değişikliğidir.”

– “BU İŞİN ÇIKIŞ NOKTASI TABİATLA KURULAN İLİŞKİDE BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTIRMEKTİR”

Almanya’nın batısında güzeşte kamer yaşanan yeğin felaketinde 186 kişinin hayatını kaybettiğini anımsatan Erdoğan, “10 milyarlarca avroluk kötülük ortaya daha çok. Kimesne bunu konuşuyor mu? Yok.” dedi.

Belçika’daki baskın baskınlarında da birçok kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Orak Ayı ayında Avusturya, İtalya, İngiltere, İsviçre, Romanya, Rusya, Bulgaristan, Lüksemburg, İran’de da baskın baskınları meydana geldi. Sonuç yerine Japonya’üstelik bile eş hâller yaşanıyor. Bilcümle bu seller acun genelinde haddinden fazla sayıda can kaybına ve çok iri maddi zarara illet oldu. Karşımızda doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde birlik dünya ülkelerini ilgili tıpkı ülkü var. İskoçya’bile işte bu iklim dengeleri ile ait arsıulusal bire bir toplu tartışma olacak. Elbette katıksız afetlere cebin tedarik ahzetmek mümkün, onu dahi elhak ululuk adına kabul etmek zorundasınız, alacaksınız. Bunu yüzde 100 başarır mısınız? Kimse kendisiyle ve insanlarla meze etmesin. Bu işin huruç noktası tabiatla kurulan ilişkide göz açısını değiştirmektir. Yaşanılan çevreye akla yatkın yapılaşmaya gitmemiz gerekiyor. Aslında kıyamet bölgelerinde ecdadın yaptığı yapıların çoğunun bibi dosdoğru ayakta olması bize gitmemiz gereken istikameti bile gösteriyor. Söylemek kim geçmişteki ongun örneklerden makul mimariden ve dayanabilen malzemeden faydalanarak yeni aynı yapılaşma modeli geliştirmemiz gerekiyor. Bu konuda TOKİ’nin yerli mimarlık çalışmaları bulunan, bunları elan da geliştirerek kamu sahada inşallah uygulayacağız.”

Afetler ve afet yönetmeliğine ilgilendiren istifham konusunda Erdoğan, şunları söyledi:

“Elimizden geleni insanoğlu planında neyse beğenmek durumundayız, bunu yapacağız ama şu tabiatta şu doğada hangi evet ne olamaz Rabbim nerede neyin tasarrufunu elbette kılar bunu biz bilemeyiz. Demin meteoroloji ne yapıyor tahminlerde bulunuyor. Şimdi bu tahminler bakıyorsunuz zaman zaman eski ediyor arada sırada etmeyebiliyor. Bilfarz eskiden şu andaki kadar bizim meteorolojik alelhusus mekanizmalarımız yoktu ama şimdi tığ bu noktada haddinden fazla güçlüyüz. Yani bir nice hava bilgisi haberlerini zamanında alabiliyoruz diyebilirim. Tamam buna alın tedbirler, bu tedbirler noktasında da şu anda bakanlığımızın ve kurumlarımızın vahim tedbirleri da var. Fakat buna karşın altından kalkabiliyor musunuz, aha yeri geliyor kalkamıyoruz.”

Erdoğan, Muğla’daki yangında benzeri kısmı etkilenen Yatağan Termik Santrali’ne ilişik şöyle konuştu:

“Şimdi bu Termik Santrali’nde eğer bazı ihmaller ergin olsaydı orada çok iri benzeri hınç yaşanabilirdi. Amma öyle oldu kim orada söz temsili burası hususi sektöre ilişkin, seçkin kalem adımı attık tedbiri aldık, havadan, denizden ve karadan değme cins çalışmayı yürüttük. Antrparantez çevredeki vatandaşlarımızın üstelik destekleriyle santralden oradaki alelhusus ağaçlardan arındırmayı temin ederek bu 2-3 santrali hamdolsun cedelleşmek ve patlamak bilcümle bunlardan kurtararak oradaki enerji noktasında çalışmalarını durdurmadık ve bitmeme ettirdik.Hatalarımız ergin cins, şunu yapmasaydık elan iyi olurdu diyeceğimiz şeyler cins. Ama ara sıra şeyler bileceğiz ki insanoğlunun gücünün üstünde olan şeylerdir. Yani bunu de görmemezlikten gelemeyiz.”

CHP Umumi Başkanı Eksiksizlik Kılıçdaroğlu’nun baskın felaketi yaşanan Van’ın Esenyamaç köyünü mülakat ettiği sırada Muhtar Ahmet Korkmaz’ın bazen CHP’liler aracılığıyla susturulmak istenmesinin hatırlatılması üstüne Erdoğan, şunları söyledi:

“Ego gelişigüzel devir benzeri ifade kullanıyorum bu ‘biber dolması terörü’ dediğim laf. Bu fenomen biber dolması terörünün uygulamasıdır, dolma terörünün birlikte Türkiye’birlikte mimarı Mösyö Eksiksizlik’dir. İşi gücü domates dolması terörüdür. İşte orada bakın Muhtar hangi diyor, Erkek Kemal ve yanındaki partilisi ne diyor ‘CHP’nin sayesinde’ diyor. Şu temel büyüklüğünde bulunduğunuz seçme yerde, demin temsil Antalya’birlikte Belediye Başkanı kimde? CHP’dahi, Muğla’üstelik kimde? CHP’üstelik, İzmir’dahi kimde? CHP’dahi. Bilcümle buralarda acep sizin karadan bu işlere müdahalelerde nerede itfaiyeleriniz, bunlarla müdahale etmeniz lazım. Hepsinde de tığ fehamet namına bu işlere engelleme ettik. Helikopterle engelleme ettik, uçaklarla engelleme ettik ve bütün bu müdahaleleri yaparken dahi kalkıp kimseyi suçlamadık. Yine ayrımsız şekilde DSİ bilcümle imkanları ile seferber oldu. Burada şu anda bizim kalkıp üstelik bire bir yerden mülk kaçırmanın gayretine girmemize gerek namevcut. ‘Ben ne yapabilirim şu anda’ onun gayreti zarfında başlamak geçişsiz. Demin bir yerde baskın baskını var, baskın afeti var sen başat afetinde acep ne yaptın. Bunu ortaya koyun, bulunmayan.”

– “MİLLİ MANEVİ GÖREVİMİZ”

Erdoğan, 6 bakanın geceli gündüzlü demeden afet yaşanan bölgelerde işyar adına bulunduklarını ve hoppadak erte için Ankara’evet geleceklerini belirterek, “Daim yangında arkadaşlarımız Tanrı razı olsun aralıksız demeden bölgede kaldılar. Milletvekillerim onlarla beraber sakır sakır çalıştılar, bölgeyi infirak etmediler. Sonsuz Antalya olsun, Muğla olsun, İzmir olsun hepsi. Antrparantez birlikte takviyeler bütün belediyelerden buralara gönderdik. Besin, çul ve kuşam ve benzerleri kâffesi benzeri kararlılıkla devam ediyoruz. Ego kendim gittim tıpkı şekilde Genel Başkan Yardımcılarım gitti, bu bizim milli manevi görevimiz evet bunları yapmayacağız de hangi yapacağız?” değerlendirmesinde bulundu.

Yalan ve bühtan konusunun siyasi hayatının rastgele döneminde karşılaştığı ve mücadele ettiği bire bir dava olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kimle aha Bay Kemal’le. Birlik ve beraberliğimizi yeryüzü haddinden fazla güçlendirmemiz gereken bağımlı afetlerde üstelik maalesef bunlar domates dolması ve bühtan çarkını işletmeyi sürdürmekten hoşgörüsüz durmuyor. Yangınlarda tayyare meselesinden gaflet uykusu veya uğur ürünü birçok yalana kadar bunun emarelerini hep birlikte gördük yaşadık. Televizyonlara konuşuyorlar, ‘bire bir lime helikopter görmedim’ diyor arkasından helikopterler geçiyor. ‘Uçak görmedim’ diyor uçaklar ardı sıra geçiyor. Sele HES barajlarının yıkılmasından bahsediyor, evet baraj dediğin görüngü affedersiniz borularla suyun nakledildiği fenomen olur mu? Bakın bizim barajlarda vazıh baraj sistemleri vardır ki bunlar gölet sistemidir ve bunlar imdi cuşiş göleti diyerek anlatım edebileceğimiz, oralardan bu zümre afetlerde helikopterler iner oradan suyu alır ve yangının olduğu yere boşaltır. Amma oradan mesela uçaklarla benzeri şeyi yapamazsınız, uçaklarla nereden alıyorsunuz denizden alıyorsunuz. Denizden alıp yangının olduğu yere gelip suyu boşaltıyorsunuz ve 10 saniyedir, 10 saniyede tayyare oradan suyu alıp denizden gelip yangının olduğu bölgeye boşaltabiliyor. Bağımlı bu alanlarda bile bir nice tedbirler filvaki almamıza da illet oluyor inşallah o adımları birlikte atacağız.”

– “BIZZAT SOSYAL MEDYAYA MÜSPET BAKMIYORUM”

Erdoğan, Bozkurt ilçesinde yaşanan dominant felaketinde içtimai medyadaki “HES patladı” iddialarına ait, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bozkurt’taki santralci su depolaması olmayan takkadak borudan geçen akarsu ile cıvıltı üreten aranjör tipi tıpkısı kuruluş, burada üstelik 50 cins yalana başvurdular. Yani bir defa hakeza bire bir yani boru sistemiyle suyun nakledildiği bu olayda patlama ya dahi kapaklarının açılması nedeniyle taşkına sebep olması filhakika cins değil. Bunun da bütün videoteyp çekimlerini temas şeyini bu olayların olduğu süre boyunca doğrusu gösterdik. Ben bu yönüyle bizzat toplumsal medyaya müspet bakmıyorum ve sosyal medya ile olan bu noktadaki mücadelemizi de bu yalanları sebebiyle sürdüreceğiz. Vatandaşlarıma tavsiyem bile bu yönde olacak, birlikte bu biber dolması ve bühtan kampanyasının yeryüzü başında dahi aykırılık namına konuşan siyasetçiler ve milletvekilleri bulunuyor. Sureta eksantrik hiçbir şey konuşmayanlar içtimai iletişim araçları mecralarını de adeta kendilerine yuva edinmişler. Gençlerimiz başta gelmek üzere tamam vatandaşlarımızı muhalefetin başını çektiği toplumsal medya terörüne hile rüzgarlarına cebin titiz olmaya hele çağırma ediyorum. Anadan Görme medyada denetleme görevini hesabına getiren kurulumuz var, inşallah meclisin açılması ile birlikte sosyal medyaya yönelik denetleme konusunda bile gereken adımları atacağız. Sahada yürüttüğümüz cansiperane mücadelenin kendini bilmez birilerinin yalanıyla baltalanmasına ve gerçeklerin çarpıtılmasına da izin etmeyeceğiz.”
Erdoğan, “Kovid’le savaşim çerçevesinde istediğimiz noktada mıyız?” sorusu üstüne, Türkiye’nin müstevli sürecini hem afiyet hem amme güvenliği hem birlikte kazançlı bakımdan genişlik mebzul yöneten ülkelerin başında geldiğini söyledi.

Sunu esasen beri maske, teneffüs cihazı, hastanedeki tedaviler ve bunaltıcı hizmet konularında Türkiye’nin kriz derecesinde aynı sıkıntıyla karşılaşmadığını tamlayan Erdoğan, “It Canlı çokça ülkede insanlar aksayan hizmetlere başkaldırı ederken ülkemizde kayda derece çabucacık hiçbir sevgili yaşanmadı. Bütün aşı sayısında 86 milyonu geride bırakarak nüfusumuzun üzerinde benzeri rakama ulaştık. Bağımlı bizim özellikle site hastanelerimiz haddinden fazla çokça yavaş bir fonksiyon yürütme ettiler. Yani evvel düze aşıda 45 milyonu, ikinci doz aşıda 34 milyonu, üçüncü doz aşıda 7 milyonu geçtik. Bu sayede, ayrımsız duruluk yücelme seyrinde olan fenomen sayımız yeniden 18 binli rakamlara geriledi. İnşallah sunma kısa sürede bu rakamı haddinden fazla daha dun çekeceğiz.” diye niteleyerek konuştu.

“Bire Bir taraftan birlikte bütün dünyada amma Türkiye’bile da aşıya karşı tıpkı muhalefet var. Sakil bire bir aşılama karşıtlığı var. Zahir değerlendiriyorsunuz?” sorusu konusunda Erdoğan, “Milletimin karşısında 3 doz aşısını reşit ayrımsız Reisicumhur yerine bulunuyorum. Aynı baskı olsaydı herhalde kendimizi hakeza bir riske sokmazdık.” dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Telkih tedarikinin dünyada pres olduğu tıpkısı dönemde da Türkiye yerine ercecik yaptığımız bağlantılarla süreci başlatmıştık. Benim buradaki tezim hasbilik esasıdır. Yani aşı görünmek isteyenler gönüllülük esasına bakarak aşı olmalıdır. Yani cebren, zorlamayla böyle bire bir şeyi makul bulmuyorum. En efdal riziko gruplarından başlayarak aşama mertebe telkih yaşını genel uygulamada 15’e, vakayiname hastalarda ise 12’ye kadar biliyorsunuz indirdik. Bugün hastanelere başvuranların, hastanelerde yatanların, alelhusus ağır bakımda hayatta kalma mücadelesi verenlerin az daha tamamına yakınının aşı yaptırmayanlardan oluştuğunu görüyoruz. Telkih olduğu halde hastalananların sayısı çokça istisnai seviyede. Bu gerçekleri bile görmemiz lazım. Önümüzde böyle açık tıpkısı safiha olduğu halde ilmi ve akli hiçbir gerekçeye dayanmadan aşı karşıtlığı kampanyası yürütülmesini akıllıca bulmuyorum. Elbette telkih olmamak kişilerin özlük tercihidir ama tercihin bambaşka insanların hayatlarını riske atacak şekilde ortaya konmasına murat gösteremeyiz. Onun amacıyla da hasbilik esası diyorum kayıt olmalı.”

– “İSTEYEN AŞISINI PEKI, İSTEYEN GAYRIMÜMKÜN”

“Anladığım kadarıyla aşı üstüne gönüllük esası olsun diyorsunuz, rastgele zorunluluktan yana değilsiniz ama sizin de söylediğiniz kabilinden telkih olanlar de olmayanlardan muzdarip onlarla tıpkı ortamda bulunmaktan çevre.” sözleri üstüne Erdoğan, “Öyle hangi bire bir hakkı var hangi ayrımsız yetkisi var. Yani muzdarip kalkışmak, olmamak. O senin karın değil, senin işin birlikte değil. Yani lazım evet icap gayrimümkün. Bu konuda dahi zorlamaya lazım namevcut. Herhangi Bir şeyi elhak bu işin ilmî yanı itibarıyla doktorlarımız, malumat kurulu ve benzerleri onlar anlattılar, anlatıyorlar. O Hâlde bırakalım birlikte bu işin ehli olan kimse onlardan dinleyelim ve cebren hakeza ayrımsız yola başlama edilemez. Ben gine söylüyorum ego 3 sefer aşılama ergin birisiyim. Hasbilik esası burada eşya olmalıdır. Ona göre üstelik talip aşısını evet, talip imkânsız ve bu şekilde üstelik arzu ediyorum kim genişlik kısa zamanda bu badireyi bile inşallah atlatmış oluruz.” ifadelerini kullandı.

– “TEMENNİMİZ ODUR Kİ TÜRKOVAC EN KISA ZAMANDA ELİMİZDE OLSUN”

“Tıpkı projenin bitiş süresi geldiğinde o projeyi yapanlarla kısım yapıyorsunuz. ‘Şu büyüklüğünde erkene çek, şu kadar devir önce bitir.’ diyorsunuz ve tıpkısı çoğu zamanından ilk bitiyor. Aşı olmayanların ayrımsız kısmı ‘Ego Türk aşısını bekliyorum.’ diyor. Bu süreçle ait bire bir tesri ya bile bu laf ile ait adına benzeri zaman geçmiş Türk aşısının dahi gündeme gelmesi bahis konusu olacak mı?” sorusunu Erdoğan, şöyle yanıtladı:

“Garaz Satış bu inşaat yapmaya benzemez. Bu farklı bire bir şey. Yani deminden inşaatta hakeza aynı şeyi hesap iki defa iki dört diyebilirsin amma yani aşıyla ilgilendiren çalışmaların şu anda başında olanlar hocalarımız ve benzerleri onlar bize kalkıp bile hakeza bir hesap esasına dair bire bir devir veremiyorlar fakat tahmini namına yıl sonuna büyüklüğünde yer geç bunu bitireceğiz diyorlar. İnşallah özlük aşımızı sunu gücük zamanda bitireceğiz diyen hocalarımız üstelik var ve bu konudaki dışa bağımlılığımızı birlikte inşallah azaltmayı hedefliyoruz diye niteleyerek bu müjdeyi bize bu şekilde hep söylediler. Temennimiz odur kim TÜRKOVAC sunu gelişmemiş zamanda elimizde olsun.”

– “YÜZ YÜZE EĞİTİMİ BAŞLATACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşi Karşiya yetişek olabilecek mi bakir yetişek-öğretim döneminde? sorusunu ise “İnşallah olacak. Esbak akşam ezanı dahi Bakanımla bu konuyu görüştük. İnşallah karşi karşiya eğitimi başlatacağız ve yavrularımız üstelik öğretmenleriyle karşi karşiya inşallah çalışmaya başlayacaklar.” şeklinde yanıtladı.

Berrak Selçuk’un Milli Terbiye Bakanlığı görevinden af talebini durumunda bulduklarını ve namına Milli Yetişek camiasını tanıyan Mahmut Özer’i göreve getirdiklerini anımsatan Erdoğan, Icra Vekili Özer ile çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.

-“PARALİMPİKTE ÜSTELIK ELAN BAŞARILI OLACAĞIMIZA İNANIYORUM”

Tokyo Olimpiyatları’na ilişik değerlendirmeleri sorulan Erdoğan, özellikle eş sporcuların performansıyla ilklerin öne çıkmasının kendilerini sevindirdiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Yani alelhusus özellikle yani neredeyse 2 altına gidiyorduk boksta yani burada Busenazların 1 altın 1 gümüşte, orada benzeri haksızlığa dahi maatteessüf kurban gitti. Bizim yani olimpiyatlardaki derecemizi az buçuk henüz artıracaktı. 2 altın 2 dahi gümüş oldu ve 9 bile tunç kabul etmek amacıyla şu temel büyüklüğünde tığ olimpiyatlarda böyle ayrımsız performansı yakalamış olduk. Elhak ben paralimpikte dahi daha başarılı olacağımıza inanıyorum. Arkadaşlarımızın da bu noktadaki kararlılığını hakeza gördüm. Bundan esbak olimpiyatlara göre bu sefer daha liyakatli tıpkı şekilde dönecekler, bunu görüyorum.”
Erdoğan, bakir temel çalışmalarına ait, MHP Genel Başkanı Şevket Bahçeli’nin yıpranmamış esas ile ilgilendiren hazırlıklarını namına gönderdiğini belirterek, şöyle bitmeme etti:

“Ego birlikte bu çalışmayı örümcek arkadaşlarıma ve bu işin başındaki arkadaşımıza bile o himmet taslağını da verdim. Arkadaşlarımız onunla birlikte çalışmalarını üstelik yaptılar. Şimdi tığ üstelik çalışmamızı muhtemelen tıpkı noktaya getirdik, getiriyoruz. Nihai noktaya gelince dahi sâdır neticeyi ben de Sayın Bahçeli’ye ikram edeceğim ve onların dahi incelemesinden sonraki durumu tekrar tıpkı değerlendirmeye alacağız.”

“Seçme Kanunu’nda ayrım olacak mı?” sorusu üzerine Erdoğan, “Bu konuyla ilgili de yeniden aynı şekilde umumi başbuğ yardımcım Dirimlik Akıl riyasetinde tıpkı kadro, Milliyetsever Akım Partisinden de bir ekiple görüşmelerini yaptılar, yapıyorlar. Bu çalışmaları birlikte bana takdim ettiler, ben da baktım. Demin onun üzerinden akıbet çalışmaları bile yapıyorlar. Gine çalışmadan sonraları bile esasen sayın Umumi Başkanla bu gelinen noktayı ayrımsız danışma etme şansı bulacağız.” açıklamasında bulundu.

– MUHALEFETİN ERKEN SEÇİM TALEBİ

Aykırılık partilerinin erken seçme çağrılarının hatırlatılması konusunda Erdoğan, şunları söyledi:

“Yani bunu bundan sonra unuttuk, konuşmuyoruz. Çünkü, artık gaye Haziran 2023. Bunu Cesamet Eş birlikte birçok defalar söyledi, biz da söyledik. Yani muhalefetin apayrı işi gücü bulunmayan sürekli bunlarla çalışır oluyor ve bunlarla çalışır olmakla netice alacağını zannediyor. Hakeza tıpkı şeyin bulgu vermeyeceğini defalarca söylediğimiz halde, bırakın da işinize bakın. Ülkeye aynı katkınız var mı ülkenin kalkınmasına bire bir katkınız var mı veyahut ülkede yapılan şu çalışmaya benzeri katkınız var mı? Bunların söyleyin. Bunlarda böyle ayrımsız ulama var mı böyle aynı dert var mı? Bulunmayan. Bibi er seçim merken intihap. Yani erken seçim olup üstelik bundan bire bir belirgi alacaklarından değil, bunlar tasavvur saptırmaktan eksantrik aynı şey üstelik değil. Bu ülke bundan sonra açıklanan kere haritasını yürümek isteyenlere vesile vermeyecek. Bizim işimiz var. Tığ şu anda çalışıyoruz. çıktı şeyler yapmamız lazım. Bunlara bu fırsatı vermedik, vermeyeceğiz. Bu ülkede önümüzdeki seçimin tarihi bellidir ve o tarihte bu seçim yapılacaktır.”

– “KADINIMIZI HOR ALMAK, RAHAT SAHİBİ OLMASINA ESIR ETMEK HİÇ KİMSEYE KAZANDIRMAZ”

Ankara’bile 26 fabrikanın açılışında mütekellim köken ustası Ferişte Tuğ’un görüntülerini izleyen Erdoğan, Tuğ’un patika lisesini bitirerek, usta noktasına geldiğini anlatım etti.

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:

“Dedim ‘Artık üniversiteyi birlikte bitirmen geçişsiz’ ve inanıyorum ki bu azimle üniversiteyi de bitirir. Tabi orada patronun Ferişte’ten memnun olması, ona orada önde bire bir düz vermiş olması kadının geldiği yeri göstermesi itibarıyla haddinden fazla çok kocaman. Firma bile bağımlı bayağı bir firma değil. 250 milyon dolar ihracatı olan tıpkısı firma. Bizim Küçük Asya yakasındaki Türkiye’nin yer ayrıntılı sancak direğini bunlar yaptı. Biz de açılışına gitmiştik. Başkaca Ulaştırma Bakanımıza onu söyledim. Dedim ‘Bu direğin tıpkısı benzerini birlikte Avrupa yakasına yapalım. Rum ve Avrupa yakasından iki gönder birbirini selamlasın.’ İnşallah deminden ikincisini da Avrupa yakasında yapacağız. Kadınımızı dun kaplamak, onların teferruat tahsilinde yahut bu tuhaf yerlerde mutluluk karşi sahibi olmasına esir etmek on paralık kimseye kazandırmaz. Güveneceğiz ve yolculuğumuza bile bu şekilde bitmeme edeceğiz.”

Türkiye’nin bir vakitler şişko enjeksiyon birlikte üretemeyen bire bir mevki olduğunu anımsatan Reisicumhur Erdoğan, “Biz, şişko iğne üretemezken bugünkü arkaç geldik. Söz Misali şu an IDEF Fuarı haddinden fazla liyakatli ayrımsız fuar oldu ve bunaltıcı manada siparişler var.” dedi.

Erdoğan, Türkiye’deki başıboşluk rakamları ve istihdama ilişik soruya, “Her ahit tabi söylediğim bir özdek var. Tıpkı konuya çok şişman ehemmiyet verdiğimi söyledim. Envestisman, istihdam, üretim, dış satım. Bu dört antet bizim üzere çokça mefret. Tabi yatırım olursa arkasında istihdam gelirse onun arkasında hangi gelecek? Istihsal gelecek. Üretim geldikten sonradan dahi ihracatta uluslararası camiada siz de yerinizi alırsınız.” ifadelerini kullandı.

– “İHRACATTA REKOR KONUSUNDA REKOR KIRIYORUZ, 210 MİLYAR DOLAR DUVARINA YAKLAŞTIK”

Türkiye’deki işsizliğin iki buçuk benek rekor düşüşle yüzdelik 10,6’evet düştüğünü bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“İnşallah çıktı bu iyiye akıllıcasına bir gidiş olacaktır. Hakeza bire bir dönemdeyiz. Hizmet sektörünün istihdamı salgın öncesi seviyesine yaklaştı. Tabii bizim amacıyla ehemmiyet yer ediyor. Endüstri istihdamı baştan 6 milyonu aşarak, arz erdemli seviyesine ulaştı. Bu haddinden fazla çok koca. Müstevli kaynaklı istihdam kaybının oldukça üstünde istihdam artışı sağladık. Türkiye ekonomisi artık toparlanma sürecinin arkası sıra benzeri hücum içerisine girmiştir. Bunu görmemiz lazım.

Kamu dünyayı sarsan müstevli döneminde ekonomimiz kocaman aynı imtihan vermiştir. Durumunda ve vaktiyle aldığımız tedbirler yardımıyla salgından genişlik birkaç etkilenen ekonomilerden biri olduk. 2020 yılını yüzde 1,8 büyümeyle kapattık. Bu yılın geçmiş çeyreğinde yüzdelik 7 kabil cıvıl cıvıl tıpkı büyüme kaydettik. Avangart göstergeler, ikinci çeyrekte yüzde 20’nin üstünde canlı büyümeye şimdiden belen ediyor. Yıl sonu büyüme beklentimiz ise ılımlı vadeli programa göre yüzde 5,8’in de oldukça üzerinde. İhracatta rekor konusunda rekor kırıyoruz, işte 210 bilyon dolar duvarına yaklaştık. 2021 yılı genelinde ihracatın inşallah 210 milyar doları de açmasını bekliyoruz. İşte mazi Ticaret Bakanımla dahi görüştüm, baktım ki neşesi yerinde amiyane bile çokça haddinden fazla gösterişli ihracatta rakamlar veriyor. Nisan 2012’den bu yana doğru itilaf büzük endeksi genişlik faziletli seviyesine eski vaziyette, bu da tabi ki müspet sinyalleri veriyor.”

.

Hakkımızda gündemhaber

Check Also

Son ankerlerden sâdır sonuçlar Millet İttifakı'nda fasıla oluşturdu

Son ankerlerden sâdır sonuçlar Millet İttifakı’nda fasıla oluşturdu

Ulusallık Gazetesi Yazarı Galibiyet Delicesine, bugünkü “Ulus İttifakı’nı çatlatan anketler” başlıklı bucak yazısında anket sonuçlarında, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir