Seller ve yangınların nedeni mahsus! Eğer azaltmazsak başımıza bela cins

Toptan istinas sorunu bölüm geçtikçe büyümeye devam ederken bunun evvel emareleri dahi son dönemde dönem yüzüne çıkmaya başladı. Çizgi 7 Ankara Temsilcisi ve Yenişafak Yazarı Mehmet Acet, yaşadığımız ateş ve başat felaketlerini ön planda epilepsi nahiye yazısında can alıcı bilgilendirmelerde bulundu.

Mehmet Acet’in ilgi calip omur:

Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinden mevrut görüntüleri izledikçe kalbimin sıkıştığını hissettim.

Azılı görüntüler.

Bir tanesinde yolun ortasında aracını kurtarmaya çalışan bir insan, bunu başaramayınca kendini yetirmek üzere adım yapıyor.

Amma olmuyor, başat sularının beyninde kaybolup gidiyor.

Tıpkısı ayrıksı görüntüde, sel sularının getirdiği kütükler bire bir köprüye gelip suyun akışını engelleyince, yeğin suları öz yatağından çıkıp şehrin içine dalıyor.

Felâket dahi böyle geliyor hangi yazık ki.

(Bilginiz olsun, yüksekliği kıç topuklarınıza kadar gelen sular, hiç bile öyle göründüğü üzere değildir. Aynı insanı sürükleyip götürebilecek güce sahiptir.

Biraz henüz yükselince benzeri fili de önüne katıp götürecek güce ulaşır.)

Kastamonu, Sinop ve Bartın’dahi yaşadığımız bu coşkunluk, öncesinde ciğerlerimizi yakan orman yangınları.

Ondan da geçmiş Maşrık Karadeniz’dahi yaşanan dominant felaketi.

Bu felâketler sıkışık yaşanınca, yoğun sorular birlikte zihinlere akın etmeye başlıyor.

Bu yaşadıklarımız neyin nesidir?

Elan kötüsüyle elan tanışmadık mı yoksa?

Küresel ısınma ile bu olanlar beyninde nasıl tıpkısı aksata bina etmek gerekir?

Ahit, mekân ve iklim uzmanlarına mikrofon sürdürme zamanı.

Türkiye’dahi belde sorunları ile ilgilendiren konularda yetke sayılan isimlerden biri Prof. Mustafa Öztürk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şehremini olduğu yıllarda İstanbul’a, DOĞRU Tümen’nin kuvvet olduğu yıllarda ise, yürüttüğü görevlerle belde alanında Türkiye’ye şanlı hizmetleri reşit ayrımsız beniâdem Prof. Öztürk.

Ülkenin yaşadığı felaketler ve bu felaketlerin global ısınmayla ilişkisine dayalı kendisiyle mini bir buluşma yaptım.

İşte sorduğum sorular ve Prof. Öztürk’ad cevapları:

Istifham: Bu yangınları, hâkim felaketlerini direkt toptan ısınmayla vurmak akla yatkın evet mu?

Karşılık: Normalde doğada bu nev vaziyetler meydana geliyor amma 40 yılda bire bir meydana geliyor. Toptan ısınmadan âlem yeryüzü sıcaklığı 1 basamak ısındı. Kâh bölgelerde bu bire bir buçuk dereceye kadar ulaştı.

Toptan ısınmanın etkisiyle bu vakalar elan kesif, henüz ızdırap, daha etken oluyor ve elan keder sonuçlar doğuruyor.

Soru: Türkiye küresel ısınmadan ayrıksı ülkelere bakarak daha çok etkilenen bir ülke mi?

Türkiye iklim değişikliklerinden sunu aşkın etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Bugünlerde bilcümle orman yangınlarını, hâkim felaketini konuşuyoruz amma Güneydoğu ve İç Küçük Asya’üstelik toprak kuruyor. Susuzluk ağır sıklet boyutlara ulaştı. Rastgele su kaynakları kuruyor. 50 binin üstünde göl, gölet ve baraj kadar sular kayboldu. Hatta HES’ler (hidroelektrik santralleri) riske girecek gelecekte. Global ısınmanın etkisi kendisini gösterirse, satıh suları henüz faza buharlaşacak. Buharlaştığı üzere birlikte çevresel etkileri, aksi etkileri henüz biberli olacak.

(Hoca burada araya girip Kanada’da yaşanan abus hadiseden bahsediyor)

Kavurucu hamam hava dalgaları dolayısıyla Kanada’nın ortalama sıcaklığı 10-15 kademe olan tıpkısı bölgesinde sıcaklık 55 dereceye imdi. Yani fanus kabil bölgeyi ısıdam gelgel dalgası kapladı. 1000 gönül öldü. Yunak albeni dalgalarından insanlar ölüyor. Sıcak hava dalgaları devam ettikçe ormanları ve otları kurutuyor. Kanada’dan sonra ESIR’ye sıçradı bu boyut. Sonra Belçika ve Almanya’evet. Devamında Yunanistan ve İspanya’ya. Sonra yangın olarak Türkiye’ye geldi.

Soru: Türkiye’nin bu büyüklüğünde etkilenmesinin sebebi nedir?

Yanıt: Afrika’nın ısıdam albeni dalgaları Türkiye’yi haddinden fazla etkileyecek. Bu, raporlarda var. Afrika’dan gelen badiye iklimi alelhusus Akdeniz bölgesini ve Güneydoğu Anadolu’yu haddinden fazla fazla etkileyecek. BENDE sunu aşkın camekân gazı salınımı eden devlet idi. Demincek Çin oldu, Avrupa Birliği oldu, ayrıksı ülkeler oldu. Türkiye ısınmadan sunu fazla etkilenen amma ser gazı salınımı yapmayan ülkelerden biri.

Istifham: Isınmanın anne sebebi sera gazı salınımı mı?

Cevap: Camekân gazı, karbondioksit dediğimiz, metan gazı dediğimiz gazlar var. Güneşten mevrut ışınları bunlar absorbe ediyor (emiyor), mankafa yansıtmıyor. Absorbe ettiği için yeryüzünün daha çok ısınmasına neden oluyor. Sanayileşmeden önce bu, 280 birimdi. Deminden 417’ye daha çok. Devir diyor kim ego ısıtıyorum yeryüzünü. Karbondioksiti ve metan gazını azaltın diyor. Azaltmazsanız başınıza bela tamam bu gelecekte diyor.

Istifham: Bu işin çözümü nedir?

Cevap: Birincisi, banko müvellidülma enerjisine tahavvül sağlamamız lazım. Hidrojen üretim teknolojimizi Türkiye’dahi geliştirmemiz geçişsiz. Buna MEMLUK başladı. Otobüslerde, trenlerde, gemilerde. Almanya başlattı söz gelimi. Trenlerle başlattı. Hidrojen gazı üreteceksin. Taşıl yakıtları benzeri kenara koyacaksın.

İkincisi elektrikli araçlar. Elektrikli vesait deyince hepimizin aklına lityum geliyor. Hayır, onlarca şarj metodu var. Türkiye bu teknolojiye bilinen olmalı, geliştirmeli.

Müvellidülma ve ruh enerjisi kullanacaksın. Zindelik enerjisini dahi yenilenebilir enerjiden üreteceksin.

Yani güneşi yere indireceksin.

Konuya ilgilendiren  Türkiye Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Çağrı Erhan de köşesinde analog uyarılarda bulundu.

Hakkımızda gündemhaber

Check Also

Bilcümle acun korkuyla bakir krizi beklerken Türkiye erkenden harekete geçti

Bilcümle acun korkuyla bakir krizi beklerken Türkiye erkenden harekete geçti

Tarnet tarımda kullanılmamış teknolojiler geliştirerek tarımda verimi ve yeterliliği eğin düzeye çıkarmayı hedefliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir