“Help Turkey” paylaşımlarının meçhul politik hedefi: Politik Kundakçılık

Haber7 / Ses Vurucu 

Orman yangını ile mücadelenin devam ettiği, seçme türlü imkânın kullanıldığı, hem yetkili kuruluşların hem üstelik vatandaşların nazik çaba gösterdiği sırada “Türkiye’ye müzaheret çağrısı” yapılması ve binlerce bot hesaptan bu etikete bindi verilmesi ilgi calip aynı evolüsyon olarak karşımıza daha çok. 

bahis konusu etiketle hedeflenenin hangi olduğunu, paylaşılan içeriklerin mahiyetini Kullanılmamış Şafak Gazetesi Yazarı Nedret Ersanel, Akşam Ezanı Gazetesi Ankara Temsilcisi Emniyetli Pazarcı ve GENAR Araştırma Şirketi Başkanı İhsan Magnezit ile konuştuk. 

“BU ETİKETLE YAZILIP ÇİZİLENLER ‘BAŞKA AKLIN EDEVATI’ HALİNE GELİYOR” 

“Help Turkey” etiketi ile paylaşılan içeriklerin değişik siyasi yarar ve hedeflere bakım edebileceğine ilişkin Kullanılmamış Şafak Gazetesi Yazarı Nedret Ersanel, şunları söyledi: 

“Alışılmamış hallerde, balaban natürel afetlerde -kim şu dakika ayriksi sorumluları var mı araştırılıyor, var ise tartışmanın yönü ve bizim ele alış biçimimiz farklı olacaktır- ülkelerin hazırlıkları kimi vakit ihtiyacı karşılamayabilir. Dünyada değme ahit bunun örnekleri yaşanıyor. ekstrem hallerde yöneticilerin aldığı seçme değişmeyen bıçak sırtıdır ve burada üstelik aksamalar yaşanabilir. Türkiye örneğinde birlikte eksikler varsa alınan kararların ve engelleme biçiminin topyekûn kusurlu olduğunu inandırmak iri haksızlık evet. 5 dönüş içre gelinen bekçi cümle namüsait şartlara karşın bulunmayan sayılamaz.  

Gene da bu hallerde eleştirilerin duyulması doğaldır. Nihayet yapılan işin yüzde 99’u bile akıllıcasına olsa, o yüzdelik 1 hastalık namevcut diye niteleyerek bile sorulabilir. Ama bu şekilde olanaksız! Bir, zat ülkesinin onurunu kırarak bu amal toparlanamaz. İki, “Help Turkey”mağara, cari hükümete topyekûn siyasal aynı saldırıya dönüşmediğini, ele geçen ne varsa, cephane olarak buraya rüzgâr altı edilmediğini kim söyleyebilir?  

Yani siyasal kazanç ve temenniler uğruna, Ankara hükümeti erisin, bitsin üzere ormanlarının yanmasını miftah, elverişli sayan akla ne denebilir?

Ha, bu kimlik altında gayet masumca yazıp çizilenler bile mi yanlıştır? Bittabi önceki grup kadar değil amma üzüldüğünüz üzere yazıp-çizdiğiniz şeylerin tıpkı eksantrik aklın edevatı haline geldiğini, onun katıksız uzantısına dönüştüğünü görmeme durumu da kabahatlidir.” 

 

“ORMAN YANGINI ALEVİYLE TUTUŞTURULAN POLİTİK KUNDAKÇILIK” 

Nedret Ersanel, söz konusu orman yangınları üzerinden bire bir “siyasal kundakçılık” yürütüldüğünü ise şu sözlerle vurguladı: 

“Binnetice, bu felaketi siyasal emelleri için vasıta sayanlar “Help Turkey”in ulaştığı adreslerin işine gelebileceğini de herhalde biliyor olmaları geçişsiz dirimlik. Bu durumda onlar amacıyla ne diyeceğiz?  

Ateş sürecinde ortaya sâdır, bir tane tek saymayayım deminden ayrıştırma tuzaklarının anlamı ne? Olayla ilgileri hangi? Ateş ile mücadelede martir olan -hakları ödenmez- kardeşlerimizle ilgisi hangi? Uluslararası veya yerli basında bu zamanlamayla ortaya sâdır/belirginleşen haberlerin, analizlerin sinsiliğiyle bunları pekâlâ buluşturmayalım? Görme Engelli derler adama.  

Hülasa, orman yangınlarının aleviyle tutuşturulan bir siyasal kundakçılık vardır.

“Help Turkey”i mugaddi aklın politik hedefi var ise haricen beklediği yardımın üstelik yangınla savaş ekipmanı olmadığını söyleyebiliriz.” 

“AĞIZ AĞIZA TALIH DÜŞMANLIĞI GÖSTEREN İNSANLAR” 

Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Tehlikesiz Pazarcı, gerçekleştirilen paylaşımlarda “Türkiye’yi idaresizlik tayin” çabalarına dikkat çekti: 

“Tahminî 130 civarında coşkunluk ortaya daha çok aynı anda; bunların 120’ye yakını kontrol altına makbuz. Türkiye’ye arkalama çağrısı yapanlar, “dünyanın ne ülkesi böyle bir muvaffakiyet sergileyebilir” bunu düşünmüyorlar. Çünkü imdi her konuyu saptırıyor, her konuyu kirletiyorlar, seçme öfke üzerinden rant devşirmeye çalışıyorlar.

Bunlar sağtöresel yönden yoğun problem içinde olan ve tamamen ülke düşmanlığı gösteren insanlar.

Tedavi desem otama akseptans etmeyecekler. Bunları ancak benzeri kanun eliyle engelleyebiliriz yoksa bunlar ağiz ağiza kirletme konusunda tevhit olmuş tıpkısı güruhlar.” 

 

“BU ÇABANIN PEŞİNE TAKILAN BİRTAKIM ÇEVRELER VAR” 

Emniyetli Pazarcı, yangınların rastlantısal olmayabileceğine işaret ederek, gerçekleştirilen paylaşımlarla bu eylemlere bindi verildiğini şu sözlerle vurguladı: 

“kendiliğinden sâdır, boşlama nedeniyle çıkan yangınlar katiyetle vardır amma aynı anda bu büyüklüğünde yangının ortaya çıkması doğru olamaz. Zaten Çerağ’deki PKK baronları bunları defaatle söylediler Hiçbir şeyimiz kalmazsa gelir Bodrum’daki yatlarınızı yakarız, ormanlarınızı yakarız, İstanbul’a masraf araçlarını yakarız” diye. Şu anda söylediklerini yapıyorlar, alçak anlamda aynı acz ortamında olduklarını gösteriyorlar. İnsanlık dışı tıpkı resim içindeler. Onların bunu yapması alışılagelen amma onlara verilen bu bindi normal değil. Bunun kesilmesi geçişsiz. 

Bunlar telvis konusunda uzmanlar. Görüntülerin neredeyse tamamına yakını ayriksi yangınlarda ortaya çıkıntı görüntüler. Bunları alıyorlar ve ağırbaşlı anlamda kirletiyorlar. Külfet onlarda değil; onlar ceht gösterdiği antlaşma peşlerine takılan kimi çevreler var. Filhakika sonuç alamasalar bunu yapmazlar.  

Bu açıdan bile normalde şiddetli oruçlu sıfır kimi insanlar üstelik bazen bunların peşine takılıp gidiyorlar. Içtimai ve güç ayrımsız sorun ama Türkiye bununla kelle değer çünkü hep ülkeyi dahi bu toplumsal medyadaki birkaç zibididen ibaret uyumak lazım.” 

 

“PAHAL’DAKİ SAKINCALI PAYLAŞIMLARI 1 SAAT İÇİNDE KALDIRIYORLAR” 

Orman yangınlarına yönelik müdahalelerin seferberlik içre bitmeme ettiğini söyleyen Güvenli Pazarcı, sosyal medyadaki değme paylaşımın Türkiye gerçeğini yansıtmayacağı şu sözlerle ifade etti: 

“Ben coşkunluk bölgesindeydim ve bakir geldim. Orada insanlar bunaltıcı bir seferberlik içindeler. Filhakika kaç helikopter kaç uçak yardıma geliyor bunları görüyorlar. Bazıları küçücük motosikletlerin arkasına tıpkısı koli akarsu alıp insanlara yardım için götürmeye çalışıyor. Kül ayrımsız seferberlik var ve bu insanlar tehlikeli şekilde reaksiyon gösteriyorlar bu manipülasyonlara.  

O açıdan bittabi bunları tefevvuk etmek lazım ama sosyal medyada ortaya çıkarttıkları gürültüyü Türkiye’nin bir fotoğrafıymış gibi buyurmak da son basamak falsolu. Halkın sağduyusu, halkın terazisi karşısında bu cins eylemler bedel bulmuyor. Ayaklanma çağrıları yapanlar üstelik var bunların zarfında ama kimesne kılını da kıpırdatmıyor zira gerçekler ortada.  

Sedat Peker olayı vardı. Ne oldu demincek konuşuluyor mu, hayır. Içtimai medya hesabınıza girdiğinizde önünüze daim takip edilen, izleme edilmesi teklif olarak verilen Sedat Peker geliyor. Düşkünlük edip bakmayanlar üstelik var ama zorla size izlettirmeye çalışıyorlar. Sosyal medya düzenlemesi derken bunu birlikte izah etmek istiyorum.

Bakıyorsunuz Sedat Peker’mağara üç pare yerine Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri ulaşım yasağı getirdi ama bunu tanımıyorlar.  

Buna kıymet Avrupa’bile, Mağrip’da bütün ülkeler terör paylaşımı evet dahi tehlikeli paylaşım olarak bildirdiklerinde 1 saat içinde kaldırmayı üstlenme ediyorlar amma hareket Türkiye’ye geldiği ahit haddinden fazla farklı tıpkısı formaliteci içine giriyorlar. Tıpkı saldırıyla cebin karşıyayız tabiatıyla tedbir almamız geçişsiz. O tedbirler bile yasalarda bazı değişikliklerle olacak kadar görünüyor, zaten laf üzerinde de çalışılıyor.” 

“TÜRKİYE İLE UĞRAŞAN İKİ TERÖR ÖRGÜTÜ VAR” 

GENAR Araştırı Şirketi Başkanı İhsan Magnezit, toplumsal iletişim araçları üzerinden söz konusu etiketlerin kullanılması ve “arkalama çağrısı” paylaşımlarının yapılmasına ilgilendiren, provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı: 

“Hükümet şu zaman haddinden fazla tetik ve serin hunriz, köken bire bir bulguya varmadan gelişigüzel iddiayı yükseltmek istemiyor. Eğer bir düzenlenen baltalama ihtimali varsa amaçsız yapılmadığına inanmış olmamız lazım. Burada aslolan sosyal yapımızı, kültürel alt yapımızı akva tutup bu çeşit provokatif girişimlere gelmemek.” 

 

“SABAHLEYIN ERKEN KALKANIN MÜDAHALE EDECEĞİ BİR AZAMET DEĞİLİZ” 

Akıbet dönemde gerçekleştirilen asılsız haberlerin üstelik gerçekleştirilmek istenen provokatif eylemlerden uzak olmadığına ait İhsan Denizköpüğü şunları söyledi: 

“Örneğin Konya’daki hadiseyi, komşu kavgasını, özellikle bile katledilen ailenin avukatı çok dağ bire bir şekilde yönetti. Esasen kendisi evveli HDP’nin aday adayı reşit. Siyaseten bölmek isteyen ayrımsız tasavvur üzere Konya’daki mevzuyu almak istedi. Bu olayda Türkiye’bile medya, polis güçleri teşkilatı, karar teşkilatı, amme diplomasisini çokça bereketli yürüttü ve toplumu bilgilendirdi.  

Dolayısıyla seçme geçen dönem güçlenen “kullanılmamış Türkiye” çabası var. Şişman fotoğraftan baktığımız ahit bu yaşananları, bu çabayı çalmak üzere gerçekleştirilen operasyon olarak görebiliriz.  

Hassaten “Birleşmiş Milel, Türkiye’ye müdahale etmeli” şeklinde söylemler var. Bire Bir cümleyi biz Yolculuk Olayları provokasyonu sırasında dahi duymuştuk.

Tığ tıpkı ada ülkesi, aynı muz cumhuriyeti değiliz. Sabah er kalkanın bize engelleme edeceği bir azamet dahi değiliz. Donanmamız Akdeniz’e indiği ant Türkiye’nin neye fiyat geldiğini ya birlikte Libya’evet bindi verdiğimiz zaman şartları elbet değiştirdiğimizi bilcümle dünya gördü. Nedeniyle tabiatıyla kim bu soy şeyler olacak; serin kanlı, titiz olacağız ama böyle korkuyla de yaşamayacağız. 

ASIL: HABER7

.

Hakkımızda gündemhaber

Check Also

Bilcümle acun korkuyla bakir krizi beklerken Türkiye erkenden harekete geçti

Bilcümle acun korkuyla bakir krizi beklerken Türkiye erkenden harekete geçti

Tarnet tarımda kullanılmamış teknolojiler geliştirerek tarımda verimi ve yeterliliği eğin düzeye çıkarmayı hedefliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir