Covid-19’un yayılmasını engelleyecek aşılama, klinik emek amacıyla izin bekliyor

Türkiye Ilmî ve Teknolojik Araştırı Kurumu (TÜBİTAK) Covid-19 Türkiye Platformu’nca desteklenen 7 yerel aşılama adayından Ankara Üniversitesi Kanser Araştırı Enstitüsü aracılığıyla geliştirilen aşının çalışmalarına, 17 Mart 2020’dahi başlandı. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Hakan Akbulut öncülüğündeki 8 yabanlık ekip, ‘adenovirüs’ yöntemiyle yerel aşıyı geliştirdi. Laboratuvar içinde üretimi yapılan aşının efsanevi deneyleri başarıyla tamamlandı. Klinik faaliyet amacıyla 28 Orak Ayı 2020’üstelik Esenlik Bakanlığı’na başvuruldu. Fakat yönetmelik gereği âdem deneyleri amacıyla fabrika zarfında istihsal yapılması gerektiği belirtilerek, müsaade verilmedi. Bunun konusunda güzeşte son teşrin ayında Çerkezköy’deki reçete fabrikasıyla geçim yapıldı. Fabrikada aşının üretilmesi arkası sıra Mart 2021’dahi klinik say amacıyla ikinci defa Esenlik Bakanlığı’na referans yapıldı. Bakanlığın cevaz vermesi halinde dudak ve burundan üstelik uygulanabilen aşının Faz-1 çalışmasına başlanacak.

‘KLİNİK ÇALIŞMA İÇİN İZİN BEKLİYORUZ’

Prof. Dr. Kağan Akbulut, DHA’ya yaptığı açıklamada, aşı çalışmalarına hastalığın Mart 2020’bile görülmesiyle, başladıklarını söyledi. Orak Ayı 2020’dahi aşının efsanevi deneylerinin tamamlandığını ve üretime hazır kuzuluk geldiğini anlatan Akbulut, “28 Orak Ayı 2020’birlikte Afiyet Bakanlığı’na klinik mesai için başvurduk. Ancak insanlarda aşıyı kullanabilmek üzere üretimevi zarfında üretilmesi gerekiyordu. Laboratuvarda ürettiğimiz aşıyı aracısız kullanamıyoruz. Türkiye’deki istihsal fail hep çıkar yol fabrikalarını gezdik ve yeryüzü sonunda sabık kasım ayında Çerkezköy’birlikte bire bir umar fabrikasıyla anlaşabildik. O üretimleri da tesiste yaptırdık. 2021 Mart ayının ortalarında önceki aşımız üretildi ve klinik himmet amacıyla tekrar Esenlik Bakanlığı’na başvuruda bulunduk ve bibi klinik çalışmaya başlayabilmek üzere izin bekliyoruz” dedi.

Prof. Dr. Akbulut, Sağlık Bakanlığı cevaz verir vermez klinik çalışmaya başlayabileceklerini ve kestirmece 9-10 ay süresince birlik Safha-1-2-3 aşamalarını tamamlayıp aşıyı koca kullanıma sunabileceklerini belirtti.

‘DAHA TEFERRUATLI SÜRELİ DEHALET SAĞLAYACAK’

Prof. Dr. Akbulut, ‘adenovirüs’ün kayırıcı teneffüs yolları hastalıklarına kere açan ayrımsız grup DNA virüsü olduğunu kaydederek, “Covid 19 antijenlerini alıp ‘adenovirüs’e yerleştiriyoruz. Dünyada beğenilen benzeri aşılar var. Bizim aşımız onlardan çokça ayrımlı. Yan etkimiz yok. Bizim aşılama özgün aynı tasarım. İnsanlarda aşımızın haddinden fazla mufassal süreli bağışıklık oluşturmasını ve hücresel bağışıklığı dahi çok yaşayan benzeri şekilde arttırmasını bekliyoruz. Efsanevi çalışmalarımız bunları gösteriyor. Aşımızın haddinden fazla henüz uzun mütemadi siğinma sağlayacağını bekliyoruz. Kâin geçerli mRNA ve inaktif aşıları kilolu çor geçirilmesini engelleyip, ahiret yolculuğu oranlarını azaltırken, hastalığın bulaşmasını, virüsün yayılmasını engellemiyor” dedi.

‘AĞIZ VE BURUNDAN UYGULANABİLİYOR’

Prof. Dr. Akbulut, geliştirdikleri aşıda bir sair farkın da uygulanma yöntemi olduğuna aksan yaparak, “Faz-2 aşamasındayken uç ve burundan aplikasyon potansiyeline cemaat ve bu şekilde aynı planlama yapıldı. Kâin aşılar ağızdan ve burundan uygulanamıyor. Geliştirdiğimiz aşı hem kas içine hem da gaga ve burundan uygulanma özelliğine cemaat. Kibir ve ağızdan uygulama, virüsün insandan insana bulaşmasını etkilemede bildirme cesim aşılama yoludur. Büyüklenme ve munsap mukozası aracılığıyla aşıyı verdiğiniz antlaşma bu bölgelerde salgısal antikorlar teksir şansınız oluyor ve bu salgısal antikorlar da vücuda giriş yerlerinde virüsü engelleyerek yerleşmesini önlüyor. Sonuç yerine aşılanan can, hem hastalıktan korunuyor hem da ayrıksı insanlara bulaştırması engellenmiş oluyor. Pandemiyi bitirmek amacıyla insandan insana bulaşmanın önüne bozmak ve zımnında bunu sağlayabilecek bu hat aşıların kullanılması büyük önem sunu ediyor” diye niteleyerek konuştu.

‘HER ÇEŞIT VARYANTA KARŞI ETKİLİ’

Yaptıkları aşının gelişigüzel tip varyanta cebin canlı olmasını beklediklerini birlikte anlatım eden Akbulut, “Şu anda ölüm oranlarını azaltabiliyoruz ama önümüzdeki kullanılmamış dönemde şayet daha alçak tıpkı varyant ortaya çıkar, aşılar da etkisiz olursa ölüm oranları bile hangi eyvah kim artabilir. Kök anlamda virüsün yayılmasını engelleyecek tarzda tıpkı bağışıklığa ihtiyacımız var. Bizim aşımız buna namzet. Virüsü şayet ortadan kaldıramazsanız bu dalganın önüne sarkıtmak dokuz canlı türlü görünmüyor. Bizim aşımız dizayn itibarıyla otantik. İlk ürettiğimiz aşıyı orijinal virüs, yani Çin’da görülen virüs varyantını baz alarak yaptık. Dünyada şu anda tek uygulanmıyor. Antijeni parçalayarak kullandığımız üzere antikor çeşitliliğimiz var. Bu nedenle aşımızda kâin aşılardan çok elan çok bire bir himaye bekliyoruz. Seçme soy varyanta cebin çalışkan olmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘İKİNCİ AŞIYI ÜRETTİK’

Prof. Dr. Akbulut, Afiyet Bakanlığı’ndan telkih üzere klinik himmet onayı beklerken Güney Afrika varyantını kullanarak birlikte yeni aynı telkih geliştirdiklerini, bu aşının de hayvan çalışmalarının bittiğini  ve üretimevi üretim aşamasına geldiğini kaydetti.

Hakkımızda gündemhaber

Check Also

Orak Ayı ayından bu yana arz faziletkâr seviyede

Orak Ayı ayından bu yana arz faziletkâr seviyede

Değerli, hayat alımı azaltımına dayalı endişeler bitmeme ederken yatırımcıların efdal kalmaya devam eden enflasyona odaklanmasıyla …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir